BİTTİ DEMEKLE BİTMEZ HER ŞEY

Hayatta bazı anlar vardır ki her şey bitti hayat durdu dediğiniz zamanlar gelir. Bu zamanlar aslında sınav gibidir sizin için sizin mutluluğunuza sizin hayatınıza hayatınızdakilere verdiğiniz önemi özeni gösterir. Onlara ne kadar sıkı sıkıya bağlı olup olmadığınızı gösterir. Her şey şu dünyada nedir? Önce sağlıktır; sonrada sevdiklerimiz çevremizdeki değer verdiğimiz insanlardır. Onlar hayatımızın en güzel ve en sağlam demirbaşlarıdır.

Ömür boyu yanımızda olsun istediklerimiz gelip geçen hayatımızdan ama asla unutmadıklarımız çocuklarımız torunlarımız görmesek de özlediklerimiz ve bazen görsek de özlediklerimiz yanımızdayken bile özlediklerimiz kıymetli ve saygıdeğer eşlerimiz herkes… bu bizim hayatımız bu sizin hayatınız.

Hayatta neler bitmez ki? Her şey bitebilir her şey elbette sizin belirlediğiniz çerçeveler içinde bitebilir sönebilir. Ama önemli olan bitmemesi için gayretlerin tam anlamı ile ne kadar yapılıp ne kadar yapılmadığıdır; yani gerçeklerdir gerçek hatalar gerçek doğrulardır. Onların gün yüzüne çıkması tüm her şeyi en dürüstlüklerle değerlendirmektir.

Evlilikler biter. Ya da biz önce bittiğini zannederiz ve evliliğimizi bir köşeye atmaya çalışırız. Gerçekten ne kadar sabır ne kadar özen vermişizdir? Bunu ne kadar doğru değerlendiririz sizce? Hep haklı olan biz miyizdir? Hiç hatamız yok mudur? Hatalarımızın farkında mıyız? Hatlarımızın farkında olmak büyük bir olgunluk ve dirayet gerektirir. Bu olgunlukla her şeyi aşabilir tüm güzelliklere ve mutluluklara doğru koşabilirsiniz.

Hayatınızı ellerinizin hep içinde tutar avuçlarınızın içinde hissedersiniz. Tıpkı yeni doğmuş bir bebeğin minik ellerini tutmak gibi tıpkı onun avuçlarını hep kapalı tutup sanki içinde bir hazine saklar gibi tutması gibi. Ve aynı o şekilde uykuya dalması ellerinin hep avuçları kapalı şekilde kalması haline dönmesi gibi.

Dikkat etmiş miydiniz hiç? Bebekler hep öyledirler. Avuçları kapalıdır. Uyurken gezerken yemek yerken… Ne zaman emeklemeye başlarlar işte o zaman ellerinde hazine çevresindekilere karşı açık duruma gelir ve ne zaman avuçlarını açar işte o zaman her şeyin onun varlığı ile başlamasının ve varlığı ile de biteceğini bilmesi ile devam eder.

Bunu öğrenme vakti gelmiştir.
Tek bir gereken vardır. O da sabırdır. Sabır öncesinde olgunlaşmamış bir incir gibidir.

Tadını bilir misiniz? O beyaz suyu ne kadar acı olur ve hamdır ağzınıza atsanız çok kötü bir tat gelir. Ama sabrederde onun büyümesini bekler de yerseniz bal gibidir ve baldan bile tatlıdır. Hayatlarımızı hafife almadan değerli değerli yaşayalım. Biten şeyleri bitti diye kesip atmak ancak ardında yaralar bırakı önemli olan evet, burada sabrı bilmektir.
Sitenin Meleği.