Evli Kadın, Evli Erkek Aşkı!

yasak aşkAteşle barut yan yana durmaz. Konumuz yasak aşk. Yasaklanan etik olmayan yanlış aşklar. Bkz. Aşk-ı Memnû, bkz. Eylûl…

Bugün bir film seyrederken aklıma Eylül geldi. Eylül adlı romanı okuyanınız var mı bilmem. Mehmet Rauf’a ait harika bi bunalım kitabıdır.


Bunalım diyorum çünkü bu kitap lise yıllarında beni resmen bunalıma sürüklemişti. Bilirsiniz lisede hepimiz birer ergendik. Ergenliğin verdiği her türlü absürtlüğü de fazlasıyla yaptık.

Ben ergenliğimi aileme hiç yansıtmadan kendi içimde sessiz sedasız geçirdim. Taaa o zamanlardan belliymiş ne içli, ne duygusal bir hatun olacağım..

Zır zır her akşam yatağımda ağlardım. Neye ağladığımı hatırlamıyorum. Gündüzleri de ağlıyordum. Ota b.ka ağladığımı çok iyi hatırlıyorum. Bişi olsa hemen sümüklerim akmaya başlıyordu. Hoş, sanki şimdi farklıyım. Hala akıyor burnum :)

E lise yılları yeni yeni olgunlaşan kalpçiklerimizin aşk için alıştırmalar yaptığı çok özel yıllar. Benim de uzaktan uzağa hoşlandığım çocuklar olurdu. Çok içine kapanıktım. Kimseyle de konuşamazdım dertlerimi. Oturur her gün bir roman bitirir, bi kitap yutardım. Okumadığım roman çok azdır.

3 sene boyunca okunması gereken bütün önemli kitapları okudum diyebilirim.

Bunlardan en özeli Eylül romanıdır benim için.

Ahhhhh aşk ! İmkansız aşkk….

Gerçi her ne kadar Mehmet Rauf kaleme alsa da bu kitabın içeriği Reşat Nuri Güntekin’in aşk romanlarına benziyor. Onun romanlarında da genellikle imkansız aşklar işlenir. Örneğin Ateş Gecesi, örneğin Dudaktan Kalbe..Hiçbir romanda hiçbir seven birbirine kavuşamaz :((((

Allahım salya sümük okumuş, içine düşmüştüm kitabın. Ee ergeniz ve aşığız da üstelik..

Eylül’de evli bir kadın ve onun deli gibi aşık olduğu bekar bir erkek konu ediliyor. Suad ve Necip birbirini çok seviyor. Bu aşklarını içlerinde içten içe yaşıyorlar. Kimseciklere bişi diyemeyen bu iki aşığın aşkı içlerini yakıp kül ediyor.

Romanın sonunda pek tabi ki kavuşamayan, konuşamayan, öpüşüp koklaşamayan bu aşıklar bir yangın sonucu hayata gözlerini yumuyor. Ne güzel ikisi romanın sonunda aynı çatı altında buluşuyor ama bu çatı, o yanan evin çatısı ve onlara mezar olan çatı :(

Hala tüylerim ürperiyor düşününce. Size de tavsiye ederim. Okuyun mutlaka. Okunması gereken önemli bir aşk romanı ve ateşle barutun da yan yana durmaması gerektiğinin çok güzel bir göstergesi..

Evli bir kadın her ne olursa olsun başka bir erkekle uzun süre aynı ortamda bulunmamalı :( Aşkkkk güzel şey ama kadına da yazık adama da. Değil mi :(

Ahh aşk !

Ne geldiyse başımızdan kalbimizin aşk adlı eyleminden dolayı gelmedi mi?

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir