28 Yaş Sendromu ve Kadın

kadınlarHayallerinin peşinden koşan kız, koşarken ayağı takılıp yere düşen kız..Düştüğü yerden kalkamayan..Peki bu kız kim ?İsmini vermek istemeyen bir blog yazarı…Hadi canım, gerçekten mi ? Dediğinizi duydum. İster inanın ister inanmayın, bu böyle. O kız ismini vermek istemiyor. Yalnız, çok merak ettiyseniz kim olduğunu, size minnacık bir ipucu verebilirim..


Başka bir ben var, benden içerde..Ta içerlerde. Özde. Derinde..

Aklımın bir köşesinde hâlâ, ilk bilgisayar başına geçtiğim gün var. Mynet vardı o zamanlar. Yine de var ama o zamanlar bir başkaydı. My pano vardı orda. Şimdiki forumların ilk hali. Orda şiirlerimizi paylaşırdık. Çevirmeli bağlantının yavaşlığında, faturaların kabarıklığında, sene 2000..

Şimdi nerden aklıma geldi ?

Bazen düşünüyorum da..Ömrümü yedi bu internet. Özellikle 2005’ten sonra bi oturdum şu bilgisayarın başına. Mıhlandım sanki..Orgazmik bir tat, değişik bir zevk, farklı bir sosyalleşme, çok güzel bir meslek..Ama bütün bunların karşılığında yitip giden bir gençlik.

Geldik mi 27 yaşına.

Orta yaş bunalımı mıdır nedir anlamadım. Son aylarda kendimi çok yaşlı hissediyorum. Yaşlanmaktan korkuyorum. İkizler burcuyum malum. Normal şartlar altında yaşlanmam. Hep 18 yaşımdayım ama 27 yaşındayım demek de çok zor bee..

Eskiden hayallerim vardı. Bir mesleğim olacaktı. Bir sevgilim olacaktı. Bir evim, bir kedim bir de arabam..İtiraf etmem gerekiyor aslında, hayallerim için çok çalışmadım. Belki de hep bu tembelliğimden kaybettim. Bilmem ki..Mutluluk denen o kadehten bir yudum bile almadım. Tadı nasıl bilmem ki.. Şimdi bana sorsanız, sahi hiç mi mutlu olmadım ? Olmadım ki..

Şimdi hayallerimin bulunduğu odadan çıktım. Bir diğer odaya geçtim. Orada pişmanlıklar var, yaşanmışlıklar var. Keşkeler var. Bikaç sevgi artığı, bi parça ihanet, üç beş damla da gözyaşı..

Yere düşmüş bir kız var..

Bir insan kendini nasıl yer bitirir. Bakın da görün. Lisede de böyleydim zaten. Edebiyat öğretmenim bana Necip Fazıl’ın Çile adlı kitabını armağan etmişti. Kitabın 2.sayfasında aynen şunlar yazıyordu: Başarılı, şair ruhlu ama fazla gururlu öğrencime, sevgilerle..

O benim işte.. Başarılı ya da şair ruhlu yazan kısım değil, fazla gururlu !

Kendime bile çok gördüm gerçekleri. Her zaman tembeldim ben. Hiç mücadele etmedim. Gurur yaptım oturdum. Gurur yaptım sustum. Gurur yaptım çalışmadım. Yazmadım. Okumadım. Yeteneklerimin farkında olduğum halde gurur yaptım yarışmadım..

Ne de olsa benim birincim, her zaman bendim..

Şimdi neden yenildim ?

Kendim yüzümden, kendime yenildim..

Artık hayalleri olan bir kız yok. Hayallerinin ardından koşan bi kız da..Her zamanki gibi, suskun, sakin, sessiz, hayatın bir köşesinde duran ve olup biten her şeyi, o köşeden seyreden bir kız var. O köşe ne yaz köşesi ne de kış..

O köşe, işte burası. Tam burası !

Bilgeis

2 Comments

  1. elif 05 Kasım 2015
  2. kar tanesi 07 Eylül 2011

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir