Saç Kırıklarına Savaş Açtık

saç bakımı ile ilgili bilgilerSaç uçlarında çatallaşma, saçta matlaşma, kırıklar, cansız bir görünüm ve her taramada dökülen bolca sağlıksız saç teli..Bu sorunları yaşayan her kadın kendine sunulan her saç bakımı ürününe büyük bir umutla saldırıyor. Oysa kırılan saç tellerini onarmak mümkün değil. Saçlar bu hale gelmeden önce tedbir almak en akıllıca eylem olacaktır. Saçınıza iyi bakın. Saç tellerinizin kırılarak çatallaşmaması için önce saçlarınızın sevdiği muameleyi uygulamaya gayret edin.

Boya, perma gibi kimyasal işlemlerin çok sık tekrarı; saç kurutucu ve düzleştiricilerin yoğun kullanımı; sık fön yapılması; saçların sürekli ve aynı biçimde çok sıkı şekilde arkaya doğru toplanması; saç toplanırken çok sıkı lastik kullanılması; saça uygun olmayan bakım ürünlerinin kullanılması gibi faktörler saçların kuruyup cansızlaşmasına neden olur. Bu da saçı daha kırılgan hale getirir.

Genel olarak saçlarımızı fazla sıcaktan uzak tutmalıyız, fazla sık şekillendirici uygulamalar yapmamalıyız. Olabildiğince saçlarımızı açık bırakmalıyız. Toplamamız gerektiği zaman, sıkı lastikler yerine saçı yıpratmayan dişli tokaları kullanmak gerekir.

Genetik olarak kuru ve kıvırcık saçlı kişiler saçlarının sık kırıldığından yakınırlar. Bu kişilerin de saçlarına karşı daha hassas olması gerekir. Saçları çok fazla fırçalamamak gerekir. Kullandığımız tarak ve fırçaların yuvarlak uçlu olmasına dikkat etmeliyiz. Kaliteli ürünler kullanmalıyız.

Saçlara şekil vermek için kullandığımız fön makineleri, düzleştiriciler, maşalar; saçlara sıcak hava ile şekil verdiğinden, saçların aşırı kurumasına ve kırıkların artmasına yol açacaktır. Ne olursa olsun saçlarımızı ıslakken fırçalamamalıyız. Eğer saçlarımız düğümleniyorsa, yavaş yavaş uçtan başlayıp yukarı doğru, geniş dişli bir tarak ya da parmaklarımız ile açmalıyız.

Kuaförde yaptırılan mizampli gibi işlemler uzun süre saçların sıcak hava balonu altında tutulmasına dayanır. Bunları olabildiğince seyrek yaptırmak gerekir. Perma, röfle gibi kimyasal işlemleri de çok sık tekrarlamamalıyız. Saçları belli aralıklarla kestirmek kırık sorununu tek başına çözmez, sadece görsel bir düzelme sağlar. İki-üç ayda bir saçların uçlarından birkaç santim alınması önerilir. Bu da saç uçlarında meydana gelen kırıklardan kurtulmayı sağlar fakat yeni kırıkların oluşmasını önlemez. Yeni kırıkların oluşmaması için saçımızı kırılgan hale getiren işlemlerden olabildiğince uzak kalmamız gerekir.

Saç uçları için banyo sonrası besleyici kremler kullanmalıyız. Saçların orta bölümündeki kırıklıklar genellikle lastiklerden ve saçımızı sıkı toplamaktan kaynaklanır. Buna fırsat vermemek için saçı olabildiğince gevşek toplamak ya da açık bırakmak, saç toklarının da çok sıkı olmamasına dikkat etmek gerekir. Saçlarımızı nemliyken taramakta fayda var. Kuruyken taramak, saçların kolay kırılmasına yol açabilir. Geniş dişli ve dişlerin uçları yuvarlak bir tarak kullanmak gerekir. Saçları fırçalamak istiyorsak, önce tarakla açtıktan sonra fırçalamak daha sağlıklı olacaktır. Hiçbir zaman saçlarımız ıslakken fırçalamamalıyız. Aksi takdirde kırılma ihtimali çok yüksek olur. Saçlarımızı tarayıp toplarken arkaya doğru sıkı toplamamalıyız.

Saçımızın her gün aynı modelde taranmasından kaçınmalıyız. Sürekli aynı yönde taramak, saç köklerinin yıpranmasına yol açar. Farklı modeller yaparak saç köklerimizin daha canlı kalmasına katkıda bulunabiliriz.
Saçlarımızı besleyip esnekliğini artıracak ve kırılmasını önleyecek saç bakım ürünleri kullanmalıyız. Örneğin jojoba yağının saçları besleyici etkisi vardır. Jojoba içeren şampuan ve kremleri tercih edebiliriz. Şampuan alırken içeriğinde alkol olmamasına dikkat etmeliyiz. Alkol tüm cildi ve saçları kurutan bir maddedir. Kuruluk da kırılmanın en önde gelen sebebidir.

Jöle, sprey gibi ürünler alkol içerdiğinden bu ürünleri çok sık kullanmamak, eğer kullandıysak da gün içinde saçları yıkayıp arındırmak gerekir. Saçımızın ne derece yıprandığına bağlı olarak günlük, haftalık ya da aylık bakımlar uygulayabiliriz. Günlük bakımlarda saçın tipine göre bir şampuan ve arkasından dayanıklılığını artıran kondisyoner denilen kremleri kullanmak gerekir. Bunlar saçın çevresinde koruyucu tabaka oluşturarak elastiyetini artırır.

Haftada bir kez sıcak bir bitkisel yağ ile saç diplerine masaj yapabiliriz. Zeytinyağı, susam yağı, kayısı yağı, hindistancevizi yağı gibi bazı yağlar, esansiyel yağ asitleri içerir. Bunlar saçlarımızın yapısına girerek dayanıklılığını artırır. Bunları akşam saçımıza masajla uygulayıp havlu ya da boneye sararak sabaha kadar kalmasını sağlarsak, saçın diplerine ve saç tellerine iyice nüfuz eder. Saç ertesi gün yıkanabilir.
Bazı şampuanlar doğal nemlendiriciler içerir ve saçın doğal dengesini korumaya katkıda bulunur. Özellikle mısır, pirinç, buğday özü içeren şampuanlar bu açıdan daha faydalıdır. Bunların kondisyonerlerini de kullanabiliriz.

Vazelinli ürünlerden ve kolesterol içeren şampuanlardan kaçınmalıyız. Saça şekil vermek için kullanılan jöle, köpük ve spreyler çoğunlukla alkol içerirler. Saçı kurutarak kırıkların oluşmasına yol açacağından, fazla kullanmamak, kullanıldığında da saçı arındırmak, alınacak önlemler arasındadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir