Kilo Aldıran 10 Önemli Sorun

diyetKilo aldıran, farkında olmadan bizi yemek yemeye iten, bazen çok yemesek de kilo almamıza neden olan 10 önemli sorundan söz edeceğiz. Bu noktalara dikkat ettiğimiz taktirde daha sağlıklı ve bilinçli besleniriz. Böylelikle vücudumuzda gereksiz yağ depolanmasını da engellemiş oluruz. Diyet yapmadan da kolayca kilo verebiliriz.

Diyetsiz, sağlıklı ve uzun vadede formda kalmak için:

Fazla tuz tüketimi
Tuz tüketimi vücut sıvılarındaki tuzu artırıp hücrelerin su toplanmasına neden olur. İnsan vücudunun günlük tuz ihtiyacı 4 gramdır, yani bir çay kaşığından bile az. Bunu aşmamak için gizli tuz içeren besin maddelerinden uzak durmalısınız. Yani hazır yiyecekler, peynir, salam, sosis gibi şarküteri ürünlerinden… Bütün uğraşlarınıza rağmen tuz kullanmaktan vazgeçemiyorsanız, vücutta fazla tutulan sıvıyı dışarı atmak için muz, avakado gibi potasyum içeren besinlere yönelin.

Yeterince sık yememek
Öğün atlamak kilo vermek için iyi bir yöntem gibi görünse de aslında tam tersidir. Yemek yemediğinizde vücut, ihtiyaçlarını depolardan karşılamaya çalışır. “Günde 6 ufak öğün veya 3 büyük öğün yeme kuralını hayat biçiminize göre ayarlayabilirsiniz. Önemli olan günlük kalori miktarını aşmamaktır” diyor beslenme uzmanları.

Kahvaltı, kaçırılmaması gereken, günün en önemli öğünüdür. Kahvaltı geceyi beslenmeden geçiren vücuda yeniden enerji verir, aynı zamanda uyku boyunca depolanan yağları eriten enzimleri harekete geçirir. Unutmayın, ne kadar erken yerseniz, vücudunuz o kadar erken kalori yakmaya başlar.

Yeterince hareket etmemek
Aldığınız kaloriler yaktığınız kalorilerden fazlaysa, doğal olarak kilonuz artmaya başlar. Kalori yakmanın en iyi yolu da düzenli olarak egzersiz yapmaktır. Aerobik egzersizleri seçebilirsiniz, ama yüzmek ve yürümek de aerobik kadar etkilidir. Kalp atışlarınızı hızlandıran her türlü aktivite kalori yakmanızı sağlar. Her hafta belli günlerde ve belli saatlerde egzersiz yapın ki, bu bir alışkanlığa dönüşsün.

İnce giyinmek de işinize yarayabilir. Kendini ısıtmak zorunda kaldığı zaman vücut daha fazla kalori harcama yolunu seçer.

İyi hissetmek için yemek
Çikolata gibi “konfor yiyecekleri” denilen besinler mutluluk hormonu olan endorfinin salgılanmasına neden olur. “Stres atma yolunuz yemekse, diyetinize muz, mısır veya kuru meyve gibi karbonhidratları dahil edin. Bunlar beyindeki bir kimyasal olan serotonin seviyesini yükseltip rahatlamanıza yardımcı olacaktır” diyor beslenme uzmanları.

Bir çikolata delisiyseniz, diyet çikolata veya diyet pudinglere yönelin. Çikolata yeme alışkanlığınızı araştırın. Özellikle bazı uğraşlar esnasında mı yiyorsunuz? Örneğin, favori filminizi seyrederken daha da keyiflenmek için bir gofret mi açıyorsunuz? Ya da yoğun stres altında çalışırken farkında olmadan bir paket çikolatayı mı bitiriyorsunuz? Kendinizi kontrol etmeye çalışın. Birkaç kez bunu başarırsanız, alışkanlığınızdan vazgeçebilirsiniz. Tıka basa doyduğunuzda değil, açlığınızın dindiğini hissettiğinizde yemek yemeyi bırakın. Tabağınızı bir saat gibi düşünün. Saatin 25 dakikalık kısmı sebze ve salatadan oluşmalı, proteinler 20 dakikalık dilime denk gelmeli, karbonhidratlar ise yalnızca 15 dakikaya sığmalı.

Yanlış besinleri tercih etmek
Kaç kere kendinizi ayaküstü yemek yerken yakaladınız? Veya gözünüz açlıktan dönmüşken kaç kez elinize ilk düşen yiyeceği ağzınıza tıkıştırdınız? Sorun şu: Tabaksız yediğiniz için, yediğinizin ölçüsü olmaz.

Açlığınızı gidermek için bisküvi veya çikolata gibi abur cuburlara başvurursanız, bir hata daha işlemiş olursunuz. Doğru, şeker açlık hissinizi giderir, ama kalıcı bir çözüm değildir. Mide, şekeri veya yağı hızlı bir şekilde enerjiye çevirince, kısa süre sonra yeniden aç olduğunuzu keşfedersiniz. Alışveriş yaparken de abur cuburlardan uzak durun. Onların yerine sade krakerleri, muzları veya yüksek lifli tahılları tercih edin.

Yemek yerken huzursuz olmak
Sinirli olduğunuz için hızlı hızlı yemek yerken, yemekle birlikte büyük bir miktar hava da yutarsınız. Bu da midenizde gaz oluşmasına neden olur. Yemek yerken oturun ve yiyecekleri iyice çiğneyin. Televizyonun önünde yemek yemek de zararlı bir alışkanlıktır. Tabağınıza bakmadığınız için miktar olarak daha fazla yemenize neden olur. Halbuki sakin bir ortamda yemek yerseniz tabağınıza bakıp ne yiyeceğinizi görürsünüz ve çiğneme işlemini daha özenli yaparsınız. Sakız çiğnemek ve sigara içmek de hava yutmanıza yol açar.

Yemeği hiç aklınızdan çıkaramamak
Devamlı yemekle ilgili düşünceleriniz varsa, neyi yiyip neyi yememeniz gerektiğini hiç durmadan düşünüyorsanız yemekle ilgili takıntınız olabilir.

Amerikalı Dr. Steven Bateman, 1997’den beri yemek takıntısı olan kişiler hakkında çeşitli araştırmalar yapıp şu sonuca varmış: Günde 3 saatten fazla yemekle ilgili düşünen kişi psikolojik olarak etkilenmiş sayılır. Her takıntıda olduğu gibi bu rahatsızlığın baş göstergesi de kişinin yemek konusunu bir türlü aklından silip atamamasıdır.

Sürekli yemek yemeyi düşünenler kadar, her dakika neyin sağlıklı neyin sağlıksız olduğunu düşünenler de rahatsız sayılır. Sizinde yemekle ilgili bir takıntınız varsa, endişelenmenize gerek yok. Bu konuda psikolojik yardım almanız yeterli olacaktır.

İlaçlarınızın şişkinlik yaratması
Birçok ilaç, özellikle antibiyotikler şişkinliğe neden olur. İlaçlar bağırsak ve midedeki yararlı bakterileri öldürüp sindirimin zorlaşmasına ve karnınızın şişmesine yol açar. Tedavi süresince midenizle ilgili sorun yaşıyorsanız aktif bakteriler içeren yoğurtlar tüketmenizde fayda var.

Şişkinliği önlemek için doktorunuzla konuşup kilo aldırmayan ve size uyan bir doğum kontrol ilacı tercih edebilirsiniz. Kullandığınız ilaç sindirim sorunlarına veya kilo almanıza neden olsa da doktorunuza danışmadan günlük dozu azaltmamalısınız.

Alkoldeki kalorileri hesaba katmamak
Alkol hem yüksek kalori içerir hem iştah açar. Kaldı ki içki içerken büyük ihtimalle sağlıklı besinlere değil, yağlı ama lezzetli olanlara yöneliriz. Bir dahaki sefere iki kadeh içtikten sonra, bir sonraki kadehi içemeden onu gerçekten içmek isteyip istemediğinizi kendi kendinize bir sorun.

Psikologlara göre, bir grupla dışarıdayken içki içmek için üzerinizde inanılmaz bir baskı uygulanır. O yüzden kiminle içtiğinize de dikkat etmeniz gerekir. Arkadaşlarınız hızlı içip kadehleri birbiri ardına yuvarlıyorsa, siz de onlara uyum sağlayıp aynı şeyi yapmaya çalışırsınız.

Duygularınızın diyetinizi etkilemesi
Beslenme uzmanlarına göre, mutsuz olduğunuzda veya hayatınızın herhangi bir alanında bir başarısızlıkla karşı karşıya kaldığınızda olumsuz duygularınızı yemek yiyerek yatıştırmaya çalışırsınız. Aşırı stres, mutsuzluk, yalnızlık veya can sıkıntısı gibi duygular, yemek yemeye yönelten sebeplerdendir.

Bir beslenme günlüğü tutmayı deneyin. Bir hafta boyunca başınıza gelen bütün olayları ve onları atlatmak için ne zaman ve ne kadar yemek yediğinizi bir deftere not alın. Kendinizi diyete başlayacak kadar güçlü hissettiğinizde ise haftalık hedefler belirleyin: Haftada 1-1,5 kilodan fazla vermeyi düşünmeyin. Sizinle diyet yapacak bir arkadaş bulursanız daha iyi olur. Diyetinizi bir ay boyunca yapma başarısı gösterirseniz, kendinize güzel bir hediye alın. Aldığınız hediye kilo verme çabanızın karşılığı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir