Şiddet Gören Kadın Affeder Mi ?

Şiddete uğrayan, kocasından dayak yiyen ve sözlü hakarete uğrayan kadın kocasını affeder mi ? Koca dayağı unutulur mu ? Kocası tarafından şiddete maruz bırakılan kadınlar, gördükleri şiddet sonrası ne yapıyor? Şiddet sadece bir kez mi olur yoksa bir kez şiddet uygulayan koca, bunu tekrarlar mı? İşte benim canımı en çok yakan konu. Biz kadınlara uygulanan şiddet !


Aile içi şiddetin en çok yöneldiği odak noktasıdır kadınlar. Biz kadınlar.. Şiddet görmeye daha baba ocağında başlarız üstelik. Bizi ilk babamız döver ve aynen böyle devam eder bu süreç. Evleniriz, o çok sevdiğimiz kocamız..Tıpkı çok sevdiğimiz babamız gibi şiddet uygular bize.

Şiddet gören her kadın içinde bir umut taşır biliyor musunuz ? Bu sondu.. Bir daha şiddet görmeyeceğim..Belki pişman olur. Belki bir daha yapmaz.. Ama inanın bir kez el kaldıran erkek bunun devamını getiriyor ve görülen şiddet birle sınırlı kalmıyor. Bu noktada şu soruyu sormamız gerekiyor sanırım: Şiddet uygulayan koca affedilmeli midir ?

Şiddet eğer bir önlem alınmazsa bir süre sonra tekrarlanabilir. Aile fertleri şiddet uygulayan kişiyi affetmiş görünseler veya kendilerini affetmek zorunda hissetseler de şiddetin etkileri kalıcı olabilir.

Şiddet çemberi birbirini takip eden 3 aşamadan oluşur: gerginliğin artması, patlama ve özür. Bu, sonuçları yaralanmalara hatta ölümlere yol açabilecek bir kısırdöngüdür. Gerginliğin artması evresinde kişi kızgınlığını kontrol edememe yönünde sinyaller vermeye başlar ve karşısındaki bir şeylerin yolunda gitmemeye başladığını hisseder. Patlama evresinde şiddet uygulayan kişi sözlü, fiziksel ya da cinsel olarak karşısındakine saldırır. Bu süre kısa veya uzun olabilir, hatta günler sürebilir. Özür evresinde ise şiddet uygulayan kişi diğerinden özür diler, affedilmek ister, bir daha olmayacağına dair sözler verir.

Bazen özür evresi yaşanmayabilir ve gerginliğin artması-patlama ikilemi devam edip gider. Bazı kişilerin ise şiddeti ne zaman uygulayacakları belli olmaz, beklenmedik bir zamanda ön belirti vermeden patlayabilirler.

Aile içinde şiddet gören kişiler yasalar tarafından korunmaktadır. Şiddete uğrayanlar, kendi güçlerini fark ettiklerinde toplumda ve çevrelerinde var olan kaynaklardan destek alabilirler.

Aile içindeki şiddet sorununun çözümü için hazırlanan ve 14 Ocak 1998 yılında kabul edilen 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun; aile üyelerine ailenin diğer bir üyesi tarafından şiddet uygulanması halinde bir takım özel tedbirler alınmasını içerir.

Aile içi şiddete maruz kalan eş veya aile bireylerinden biri ya da olaya tanık olan 3. bir kişi Polise, Aile Mahkemesine veya Savcılığa başvurabilir. (Başvuru için harç ödemek gerekli değildir). Polis veya savcılığa başvurulduğu takdirde olay Aile Mahkemesine yönlendirilir.

Başvuru üzerine Aile Mahkemesi Hakimi olayın niteliklerini göz önünde bulundurarak Kanunda yazılı tedbirlerin birine, birkaçına veya hepsine birden gecikmeksizin hükmeder.

Bu tedbirler, kusurlu eşin;

a) şiddete veya korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması,
b) müşterek evden uzaklaştırılması, evin (aile konutunun) şiddete uğrayan eşe ve çocuklarına tahsis edilmesi, şiddet uygulayan eşin eve yaklaşmaması,
c) ev eşyalarına zarar vermemesi,
d) aile bireylerini iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesi,
e) varsa silah ve benzeri araçlarını zabıtaya teslim etmesi,
f) alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanmış olarak ortak konuta gelmemesi, şeklinde olabilir.

Hakim bu tedbirlere en çok 6 ay süre için hükmedebilir.

Kusurlu eşe, kararda hükmolunan tedbirlere uymazsa tutuklanacağı ve tedbir süresinin hapis cezasına dönüşeceği ihtar edilir.

Hakim, şiddete uğrayanın yaşam düzeyine uygun bir tedbir nafakasına da karar verebilir.

Koruma kararının bir örneği Aile Mahkemesi’nce Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilir. Savcılık kararın uygulanmasını zabıta (ve gerektiğinde psikolog, sosyal çalışmacı gibi uzman kişiler) aracılığıyla izler. Şiddete başvuran eşin karara uymaması halinde, zabıta mağdurun şikayetine gerek kalmaksızın evrakı Savcılığa iletir. Savcı da karara uymayan kusurlu eş hakkında Sulh Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açar. Örneğin eğer evden uzaklaştırılan kişi eve yaklaşır, iletişim araçlarıyla mağduru rahatsız ederse, alkollü bir şekilde kapıya dayanırsa, hakim uzaklaştırma cezasını hapis cezasına çevirebilir.

Kanunun pratikte uygulanmasında en çok şikayet edilen konulardan biri, şiddete uğrayan kadınların başvuru sırasında karşılaştıkları zorluklardır. İlk başvurusunu genellikle karakola yapan bir kadın, polisin gösterebildiği olumsuz ve ters davranışlar karşısında, ikinci kez şiddete uğramış hissedebilemektedir.

Özellikle semt karakollarındaki polislerin Ailenin Korunmasına Dair Kanun hakkında bilgilendirilmesi ve şiddet iddiaları karşısında kanunun uygulanması konusunda derhal ve etkin şekilde harekete geçmeleri önemlidir.

http://dosyalar.hurriyet.com.tr/aileici/siddet_gormek1.asp