Şiddete Maruz Kalan Kadın Ne Yapmalı

Eşi tarafından şiddete maruz bırakılan, kocasından dayak yiyen ve hakarete uğrayan kadın ne yapmalı, eşinizi sizi dövdüğünde siz ne yapıyorsunuz. Bu onur kırıcı ve incitici davranış karşısında sizin tepkiniz ne oluyor ? Şiddet gören kadının ne gibi kanuni hakları olduğunu biliyor musunuz ?

Yani siz, şiddet gören kadınlarımız, haklarınızı biliyor musunuz, kadın hakları hakkında lütfen bilinçlenelim artık..

Şiddet gören kadın ne yapmalı ?

Şiddet ve hakaret sonucu evden kovulan kadın nereye gitmeli ?

Evi terkeden kadının hakları nelerdir ?

Avukat Vildan Yirmibeşoğlu, şiddet gören kadınların ilgili kurumlara yaptığı başvurularda artış olduğunu söylüyor. Ayşe Durukan’ın haberi.

Aynı haberin hemen yan sütununda “Kocam dövdüğü için kaçtım” başlıklı bir haber. Bu kez ölümle sonuçlanan bir durum söz konusu değil ama, Münevver Yücesan, kendisini döven kocası Sinan Yücesan’dan kaçmış.

“Aile İçi Şiddet’e Son” kampanyaları süredursun, kadına ve çocuğa yönelik şiddet azalmıyor; İstanbul Valiliği Kadın Hakları Komisyonu Başkanı avukat Vildan Yirmibeşoğlu, şiddet gördüğü için başvuranların sayısında artış olduğunu söylüyor.

Aile içi şiddet nedeniyle size başvuru var mı?

Olmaz olur mu. Özellikle son günlerde çok artış var.

Kadınlara yönelik şiddet son zamanlarda daha mı arttı?

Bence son yıllarda şiddetin artmasından değil bu durum. Kadınların şiddete uğradıklarında nasıl davranacaklarını öğrendiler. Son bir aydır Valiliğin İnsan Hakları Komisyonuna yapılmış birçok başvuru var. Önceden de vardı ama bu kadar değildi.

Kadınlar yol ve yöntem mi öğrendiler?

Evet, kesinlikle. Eskiden şiddete uğrayan kadınlar nereye başvuracaklarını bilmiyorlardı. Bugün başvuruların bu kadar yüksek olmasının nedeni, artık bir yol gösterenleri olması. Bu kadınlar eskiden de şiddete uğruyorlardı. Yalnızca kime gideceklerini bilmiyorlardı.

Size hangi şikayetlerle geliyorlar?

Şiddete uğradığı için bize gelen kadınların çoğunun gerekçesi aynı: Koca ya da baba dayağı.

Size nasıl başvuruyorlar?

Her türlü yolla başvuru yapıyorlar. Kimi telefon ederek bilgi alıyor. Kimi bizzat gelerek, “beni sığınma evine yerleştirin” diyor.

Bu kadınların çoğu eğitimli o zaman?

Hayır. Sözlerimden o sonuç çıkmasın. Bize başvuran kadınların gittikleri, danıştıkları gönüllü kadınlar var. Kuruluşlar var. Onların yol göstericiliğinde bize geliyorlar. Gönüllüler olmasa bize başvuruda bulunmaları zor olurdu.

Şiddete uğradıkları için başvuranlar neler istiyor?

İlk istekleri barınabilecekleri bir yer. Özellikle kendi işlerini takip edemeyecek durumda olanlar, kadın sığınma evlerine gitmek istiyor. Bir de şiddete uğrayanlar arasında kimlikleri olmayanlar var. Eşleri, sevgilileri ya da babaları tarafından nüfus cüzdanları, pasaportları ya da evlilik cüzdanları gibi kimlik belgeleri ellerinden alınan kadınlar var. Ayrıca, boşanmak isteyen, çocukları kaçırılmış olan kadınlar da var. Yediği dayak yüzünden sağlık sorunları olan kadınlar var.

Başvuran kadınlara ne tür hizmetler veriyorsunuz?

Her türlü hizmeti veriyoruz. Hasta olanlara sağlık, boşanmak isteyenlere ya da çocuklarını almak isteyenlere hukuksal, barınma sorunu olanlara ise kadın sığınakları bulmak gibi çalışmalarımız var. Ayrıca pasaport çıkarmak, kimlik belgesi sağlamak da bu hizmetlerimiz arasında. Onlarla ilgilenen gönüllülerle birlikte bunları gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ama onların yetemediği, ulaşamadığı durumlar var. O zaman şiddete uğrayan kadınlara uzanacak el zor bulunuyor.

Şiddete uğrayan kadın size ulaşsa bile sorunu çözülmüş sayılmıyor bu durumda. Yasal dayanak, işleyen bir sistem var mı?

İstanbul Valiliği İnsan Hakları Komisyonu olarak elimizden geleni yapıyoruz. Zorlandığımız durumlar tabii ki oluyor. Boşanma, çocukların velayeti ya da pasaport-kimlik çıkartma gibi işlemler, öyle kısa zamanda halledilemiyor. Ayrıca tüm bunların çözümlenebilmesi için, bir sistemin olması gerek. Bugünkü sistem gönüllülük üzerine kurulu.

Kendi içinizde bir sistem yaratmaya çalışıyor musunuz?

Evet. Henüz şiddete uğrayan kadınlara yönelik kurulmuş ve işletilmekte olan bir sistem yok. Başta da dediğim gibi gönüllülük temelli çalışmalarımız var. Zaman zaman kadın dernekleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geliyoruz. Yaptığımız toplantılarda, “şiddete uğrayan kadına nasıl yardım edebiliriz” sorusunun yanıtını arıyoruz. Bazen Müftülüğün de katıldığı geniş kapsamlı, bazen de dar kapsamlı toplantılarımız oluyor. Tüm bu sorunların çözümü zaman istiyor. Ama kadınların zamanı yok. Çok zorlanıyoruz. Ruh sağlığımız bozuluyor.

Her gün yeni bir dram?

Evet, kolay değil size gelen insana yabancı muamelesi yapmak. Vitaminler almamıza rağmen, onların sorunlarıyla uğraşırken, olayın parçası, öznesi haline geliyorsunuz. Bazen konuşabilmeniz, misafir edebilmeniz bile önemli. Ama yetmiyor. Çok zorlanıyoruz. (SD)

Kaynak: bianet.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir