Bir Kadın Neden Bıkar ?

kadınların sorunuKadın olmak zaten başlı başına sorumluluktur.Bir de buna yaşam tarzının ve hayat koşullarının da verdiği sorumluluklar eklenince hayat iyice zorlaşır.

Toplumumuzda ve dünyada kadınlar erkeklerden daha çok çalışıyor aslında. Bilhassa çalışan kadınların işi çok daha fazla. Eve dönünce erkek dinlenmeye çekilirken kadın çalışmaya devam ediyor.

Yemek pişirmek, temizlik yapmak, evin düzenini sürdürmek çoğu evde hálá öncelikle kadınların görevi! Ayrıca, çocukların okul ödevlerinden giyimlerine, beslenmelerinden sosyal gelişmelerine kadar bir dizi problem de kadınların sorumluluk alanına bırakılıyor. Bazı kadınlar eğer ailede bakıma muhtaç ebeveynler varsa onların bakımlarını da üstleniyorlar. Kısacası evli kadınların işi pek kolay değil. Yorgunluk, bazen onlara bir yol arkadaşı kadar yakın olabiliyor.

Kadınsanız yorulmamanız ve “yorgunluk tuzağı”na düşmemeniz için ya çok becerikli, çok akıllı, ya da biraz vurdumduymaz, boş vermiş veya “dominant bir eş” olmanız gerekiyor! Evde sağlıklı ve güçlü bir eş, anne arayan erkeklerin en azından eşleri çalışıyorsa onların üzerinden bazı sorumlulukları almaları, yardımcı olmaya çalışmaları şart! Çalışmayan eşler için de daha fazla ilgi, iltifat, hoşgörü ve iş paylaşımı yorgunluk azaltıcı haplar kadar etkili olabiliyor. Kadınları hastalıklardan çok, hayat şartları, ev yaşamları, eşleri, çocukları ve işleri yoruyor.

Depresyon kadınlarda daha fazla görülüyor

Kadınlarda, yorgunluğun daha sık görülmesinin ruhsal nedenleri de var. Depresyon, kaygı gibi ruhsal problemlere kadınlarda daha sık rastlanıyor. Kadınlar, erkeklere oranla daha detaycı ve hassas. Bu durum onları ruhsal travmalara daha açık hale getiriyor. Kadınlar daha duygusallar ancak duygularını ifade etmede erkeklere tanınan özgürlüklerden yeteri kadar istifade etmeleri her zaman mümkün olamayabiliyor. İşte bu ruhsal gelgitler kadın ruhunu incitebiliyor. Bazı yorgunlukların arkasında işte bu incinmeler yatabiliyor. Kısacası psikolojik veya motivasyonel yönden de daha şanslılar.
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU