PRF.DR.İBRAHİM ADNAN SARAÇOĞLU patatesin sağlık için faydalarını ve neden patates tüketmemiz gerektiğini açıkladı.Milliyete verdiği demeçte SARAÇOĞLU patatesin sofralardan eksik olmaması gerektiğini ve nasıl tüketilmesi gerektiğini bütün açıklığı ile anlattı.İbrahim Saraçoğlu kaleminden patates dosyası !
Değerli okuyucu, bugün sizlere hemen hemen tüm dünyanın tanıdığı bir sebzeden, patatesten bahsetmek istiyorum. Patates bağırsak kanserine karşı güçlü bir önleyici ve bağırsak kanseri hastalarında destekleyici tedavi gücü olan bir sebzedir. Kullanılacak olan patateslerin kesinlikle yeşillenmemiş, filizlenmemiş, kararmamış ve de yara almamış olmalarına dikkat etmek gerekir. Yeşillenmiş patates solanin maddesi içermektedir. Patateslerinizi kesinlikle buzdolabında koruma altına almayınız. Çünkü soğuk ortamlarda koruma altına alınan patateslerde, redükleyici özelliği olan şeker oluşur.
Redükleme özelliği olan bu şeker, acrylamid maddesinin ön basamaklarını teşkil eder. Acrylamid klinik deneyler ile kanıtlanmış kanserojen bir maddedir. Patateslerinizi ne kadar çok sıcak ortamlarda koruma altına alırsanız, içerdiği nişasta o kadar hızlı şekere dönüşür. Bu sağlık açısından istenmeyen bir durumdur. Patatesin içerdiği nişasta çok fazla oranda şekere dönüşmüş ise pişirilme esnasında kararmaya başlar.
Soyduktan sonra havayla çok uzun zaman temas ettirirseniz patatesleriniz kararmaya başlar. Bu kararma zararlı değildir. Bu durum her ikisinin de içerdiği karbonhidratın oksitlenmesinden kaynaklanmaktadır. Patatesler pişmeye başlarken bu kararma kaybolur.Tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum, eğer satın aldığınız papatesler dıştan kararmış ise veya soyarken kararmış kısımları varsa bu patatesleri kullanmayınız.
Patateste bulunan glycoalkaloid’lerden önemli bir tanesi de alfa-lipoin asit’tir. Alfa-lipoin asit çok yönlü bir antioksidan olup, yağda ve suda çözünme özelliğine sahiptir.
Yetişkin bir insanın bağırsaklarında sayıları 450 ile 500 arasında değişen farklı bakteriler bulunur. Henüz bu bakterilerin ancak yüzde 40’ını tanıyoruz ve hakkında bilgi sahibiyiz. Bu kadar çeşitli bakteri nasıl oluyor da bulunabiliyor diye bir soru sorabilirsiniz. Bunun sebebi, insanın çok farklı besin tüketmesinden dolayıdır. Beslenmemize dikkat ederek, bağışıklık sistemimizin sağlıklı çalışmasına ve güçlü kalmasına büyük ölçüde yardımcı olabiliriz.
Kabukları soyulmadan kullanılmalı
Beslenme şekilleri ve kanser üzerine yapılan araştırmalar, beslenmenin kalın bağırsak kanserinin oluşumunda rol oynadığı görüşünü kuvvetlendirmektedir. Siyah et ve hayvasal yağ tüketiminin ve de acetaldeyd, nitrozamin maddelerinin bağırsak kanseri için bir risk oluşturduğu, lifli besinlerin ise bu riski hem azaltığı hem de bağırsak kanserine karşı koruduğu bilim adamları tarafından savunulmaktadır.
Değerli okuyucu, bu açıklamalardan siyah et tüketimini tamamen durdurmak gerekir sonucunu kesinlikle çıkarmayınız. Ancak, ölçülü olmak gerekir. Yeri gelmişken hemen belirtmekte fayda görüyorum, ızgarası yapılmış hangi et olursa olsun, alev görerek siyahlaşmış (yanmış kısımlarının) tüketilmemesi gerektiğidir. Çünkü, alev görüp siyahlaşmış bu kısımlarda acrolein maddesi oluşmuş demektir. Acrolein, klinik deneyler ile kanıtlanmış kansere neden olan bir maddedir.
Bağırsak kanserine karşı koruyucu ve önleyici olarak kullanılan patatesin kabuklarında çok önemli etkin maddeler bulunmaktadır. Patates kür amaçlı olarak kabukları soyulmadan kullanılmak zorundadır.
Değerli okuyucu, patatesin kabuğu değersiz bilinir. Bugüne kadar bu doğrultuda herhangi bir araştırma da yapılmamıştır. Belki şu an kendi kendinize şu soruyu soruyorsunuzdur, öyle ise sadece patatesin kabuklarını kullanarak kürü uygulayabilir miyiz? Hayır. Çünkü, patates ve kabuklarının içerdiği etkin maddelerin haşlama esnasında beraberce bulunması şarttır. Ne tek başına soyulmuş patates ne de tek başına kabukların haşlanmış kürü amaca uygun değildir.
İBRAHİM ADNAN SARAÇOĞLU – MİLLİYET CAFE



