Yaza Hazır Mısınız ?

yazYaza sıkı bir vücut ve ışıl ışıl bir ciltle girmeye hazır mısınız ? Sıcak, deniz, kumsal ve güneş..Yaz aylarında güzelliği korumak ayrı bir çaba ister. Sıcak ve güneş saçlarınızı yakar, cildiniz lekelerle boğuşur ve üzerinizde yazın rehaveti sizi daha da yorar. Bu durumda güzelliğinizi korumak daha da zorlaşır. Bunun için yaza girmeden sağlam bir bakımdan geçmeniz gerekiyor. Saç ve cilt bakımının yanı sıra vücut bakımınız da oldukça önemli. Tüm vücut epilasyon, fazla kilolardan arınma, vücut sıkılaştırma, saç renginin tazelenmesi, saçların bakımı, cildin arındırılması ve tazelenmesi..İşimiz ne kadar da zor değil mi ?

Yaza hazır olmanın ilk koşulu aslında zayıflamak. Bu fazla kilolarla yaza nasıl girebiliriz ki..Yazlık kıyafetlerimizin içinde taştığımızı düşünsenize hanımlar. Ne kadar kötü değil mi ? Bir an önce zayıflama faaliyetleirne başlasak iyi olacak sanırım.

Sağlıklı ve hızlı kilo vermek için hemen plansız diyetlerin içine atmayın kendinizi. Plansız ve amaçsız diyetler sizi zayıflatmaz aksine sağlığınızı da tehlikeye sokabilir. Sağlıklı kilo vermek için öncelikle diyetisyene görünmelisiniz. Bunun için dahiliyeye ya da metabolizma uzmanına görünün. Metabolizmanızda ya da sağlığınızda herhangi bir sorununuz olmadığını kesinleştirdikten sonra başlayın zayıflamaya.

Diyetinizde başarılı olmak ve yaza fit bir vücutla girmek için :

1) “Az yersem, kahvaltımı geç yapıp öğün atlarsam kilo verebilirim”

Ara öğün atladığınızda kan şekeri dengeniz olumsuz etkilenebilir. Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde, hem sonraki öğünde daha fazla besin tüketirsiniz, hem de uzun süre herhangi bir besin tüketilmediği için, vücut sinyaller yollayıp kendini korumaya alır ve bir sonraki öğünü depolama eğilimi gösterir. Ayrıca, çok akıllı bir mekanizma olan metabolizma da koruma içgüdüsüyle yavaşlar ve yemediğiniz zaman yakmamaya başlarsınız. Bu durumun devamında kan şekeri dengesizlikleri ileri boyutlara taşınabilir.

2) “Bazı besinleri hayatımdan çıkarmak zorundayım”
diyet
Beslenme sosyal bir ihtiyaç olduğu için, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece (Diyabet, alerji, hipertansiyon vb.) besinlere yasak koymak mutsuzluk yaratır. Bu nedenle, sınırlı tüketmemiz gereken besinlerin bilincinde ama yasakların yer almadığı bir beslenme sistemi kullanılmalı ve vücutta denge sağlanmalıdır. En önemlisi de diyet yapan insan cezalı değildir. Tüm besinler yenebilir. Patates, havuç, mısır, bezelye, muz, incir, üzüm, kavun, karpuz, sütlü tatlılar, hatta çikolata bile, zorunluluk nedeniyle yasaklamak gerekmiyorsa; miktar, sıklık ve gerekiyorsa yanında dengeleyici unsur eklenerek yenebilir.

3) “Bir haftada 4-5 kilo vermeliyim”

Kilo kaybı hızının haftada, vücut ağırlığına göre orantılı olarak ortalama yarım ile bir buçuk kilo arasında olması önerilir. Bu değerlerin üzerinde kayıp olması durumunda ilk sorgulanacak madde, kilonun hangi kütleden olduğudur. Bir haftada büyük miktarlar verilebilir, fakat bu sağlıklı olmaz.

4) “Tek tip beslenerek hızla kilo verebilirim”

Lahana çorbası, keten tohumu, meyve diyetleri, limon suyu vb. tek tip, şok diyetler veya bir besinin mucizevi hale getirilmesi yanlış uygulamalardır. Yeterli ve dengeli beslenmeyi bir “puzzle”a benzetirsek, tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli oranlarda almamız gerekir. Herhangi bir besinin faydası da ancak bu puzzle içinde minik parçalar değerindedir. Yine tek tip beslenmede de hızlı kilo verilir ve su-kas kaybı yaşanır.

5) “Vücudumdaki su ve kas beni şişman gösteriyor”

Vücudumuzun büyük bir bölümünü oluşturan, “su kütlesi” hemen geri gelip artabilir. Kas kaybı durumunda ise maalesef, yüzde çökme oluşur. Vücudun çalışan işçileri olan kas kütlesi azaldığı için metabolizma yavaşlar. Hatalı diyet nedeniyle, maalesef kişi kilo alma adayı haline gelir. Egzersiz miktarı ve şiddeti fazla olduğunda kas kütlesi artarak kilo fazla görünebilir, oysa yağ kütlesi azaldığı için bu olumsuz bir durum değildir.

6) “Karbonhidratlarla proteini ayrımalıyım”

Bilimsel anlamda baktığınızda, yeterli ve dengeli beslenme, tüm öğünlerde bütün besin gruplarından yeterli ve dengeli miktarda almaktır. Yani mümkün olan tüm öğünlerde, karbonhidrat, protein, yağ, vitaminlar, mineraller, posa ve su gibi temel öğeler alınmalıdır.

7) “Diyetimi zayıflama ilacı ile desteklemeliyim”

Diyet sırasında kilo verme amacıyla alınan bitkisel veya kimyasal ilaçlar mutlaka uzman doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bireylerin bilinçsiz bir şekilde doktor onayı ve önerisi olmadan ilaç kullanımı çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Yanlış kullanım, vücutta kalıcı hasarlara, beyin fonksiyonlarında zayıflamaya, kalıcı tiroit hasarlarına, malnütrisyona yani kötü beslenmeye ve sonunda kalp, tansiyon, diyabet ve hatta kanser gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.

8) “Bitki çayları faydalı, sınırsız içebilirim”

Bitki çaylarının mucize gibi görülüp sınırsız tüketilmesi oldukça yanlıştır. Bazı türlerin aşırı tüketimi vücutta kalsiyum atımına ve kemik erimesine, bazı türler kalıcı bağırsak problemlerine neden olabilir. Örneğin çok iyi bir antioksidan olan ve metabolizmayı hızlandıran yeşil çayı önerirken bile bazı noktalara dikkat edilmelidir. Örneğin, hipertansiyonu olanlar, kalp aritmisi yani ritim bozukluğu olanlar, hipertroidi olanlar yeşil çay tüketirken dikkatli olmalıdırlar.
diyet
9) “Çok spor yaparsam zayıflarım”

Yapılan egzersizin türü ve şiddeti kilo vermeye ve yağ yakmaya uygun planlanmalı ama aşırı olmamalıdır. Kilo kontrolünün sağlanabilmesi için mutlaka kas kaybı yaşatmayacak bir diyet ve yeterli egzersiz planlanmalı, aşırı egzersiz yapılmamalıdır.
10) “Zaten diyet gibi besleniyorum”

Vücut analizine göre planlanmış farklılıklar gereklidir.


• Endokrinolog tarafından değerlendirilen biyokimyasal bulgularınız,
• Formülle hesaplanan değil; oksijen tüketiminizle ölçülen, metabolizma hızınız,
• Oldukça detaylı vücut analiziniz,
• Besin tüketim kaydınız,
• Yaşam şekli ve beğenileri göz önüne alınarak, diyetisyen tarafından hazırlanan, sağlıklı ve kalıcı incelme programı kullanılmalıdır.
• Ayrıca, davranış değişikliği sağlamak için psikolog/psikiyatrist desteği alınmalıdır.
• Bilimselliğin ışığında mucize olmadığına inanmak en önemli adımdır. “Yaşam kalitesini artırmak” ve “gerçekten kalıcı zayıflama sağlamak” için, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz, yaşam şekli haline getirilmeli ve mutlaka davranış değişikliği sağlanmalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir